Bebeklerle Bağ Kurmak

Bebeklerle kurulan bağ; doğumun ilk anlarından itibaren ebeveynlerin bebeklere yaptığı bakım ve bebekleriyle yaşadığı temaslardan oluşan özel bir andır.

file

Günümüzde bağ kurmak ile ilgili pek çok şey duymaktayız.Bu kelime, yaklaşık 30 yıl önce, ebeveynler ve çocuklar arasındaki özel ve bozulmayan sonsuz ilişkiyi anlatmak için türetilmiştir.

Bağ kurmak, yeni doğan bebekler ve ailesi arasında doğumdan itibaren başlayan ve ayrılıklarla başa çıkabilmeyi sağlayan benzersiz bir ilişkidir.

Bu nedenle doğum anında ve sonrasındaki birkaç saatte, anne-çocuk ve baba-çocuk yakınlığı bu ilişkinin kurulması için oldukça önemlidir.

Bağ kurmak, bebeklerin dokunma, görme, duyma, tatma ve koklama gibi temel duyularını da geliştirir.Hatta bebeğin ilk günlerde annesiyle aynı ortamda yaşadığında kendi vücudunu annesininkinden ayıramadığına dair teoriler bulunmaktadır.Bebek ve anne tek bir vücut olduğu için, anne bebeğin tüm ihtiyaçlarını karşılar.

Diğer taraftan, anne ve baba ilgisi, öpmek,sarılmak,izlemek,beslemek ve şımartmak gibi iletişimin farklı yolları ile çocuğa gösterilebilir.Bu nedenle bebek ve ebeveynlerin çok yakın olduğu ilişkiler cilt cilde temas olarak adlandırılır: emzirme, duş alma, masaj, uyku vb... Kucaklama gibi fiziksel temaslar ise aniden oluşur ve bakım ve koruma iç güdüsünün doğal bir yansımasıdır.

Bu gerçek ve karşılıklı bir ilişkidir: bebekler, ebeveyn tarafından bakım ve ilgi gerektiren durumları ortaya çıkarır; anne ve baba da bu ihtiyaçlara karşılık verir.

Fizyolojik açıdan bakıldığında ise, doğum anında ve sonrasındaki 90 dakika boyunca annesiyle cilt teması yaşayan bebeklerin, dış ortamdaki sıcaklığa daha kolay alıştığı, daha yüksek bir kan şekeri değerine sahip olduğu ve annesinden ayrı olan bebeklere göre çok daha az ağladığı kanıtlanmıştır.

Ayrıca anne için de, doğum sonrası ilk dakikalar kritiktir.Çünkü bebeğini görmek ve kollarında tutmak, annenin emzirme ve koruma iç güdüsünü geliştirerek hayatının geri kalanı boyunca sürecek olan kırılmaz bağı oluşturur.